Gökbilimciler, yaklaşık 850 yıl önce meydana gelen sıra dışı bir yıldız patlamasının izlerini inceleyerek evrenin en gizemli nesnelerinden birine dair yeni detaylar ortaya çıkardı. Pa 30 adlı süpernova kalıntısının merkezinde bulunan ve “zombi yıldız” olarak adlandırılan yıldızın, patlamaya rağmen tamamen yok olmadığı düşünülüyor. Elde edilen yeni görüntüler ise bu olağanüstü sistemin şimdiye kadarki en net görüntülerini sunuyor.
PA 30’UN GİZEMLİ YAPISI İLK KEZ BU KADAR NET GÖRÜLDÜ
Araştırmacılar tarafından elde edilen yüksek çözünürlüklü gözlemler, Pa 30’un çevresindeki gaz bulutunun sanıldığından çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu gösterdi. Daha önce düzgün çizgiler halinde görünen yapılar, aslında uzaya fırlatılmış çok sayıda yoğun gaz düğümünden oluşuyor. Bilim insanları bu yapıları, bir ipin üzerine dizilmiş inci tanelerine benzetiyor.

Pa 30, 1181 yılında tanık edilen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı olup, şimdi NOIRLab’ın Gemini North teleskobu tarafından eşi benzeri görülmemiş bir detayla yakalanmıştır. Gemini Çok Nesne Spektrografı (GMOS) ile elde edilen bu görüntü, kalıntının ayırt edilemez havai fişek şeklindeki fırlatmasının kaskad düğüm benzeri bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Kaynak: Uluslararası İkizler Gözlemevi/NOIRLab/NSF/AURA; Teşekkür: Araştırmacı: T. Cunningham (Astrofizik Merkezi — Harvard & Smithsonian); Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez (Uluslararası Gemini Gözlemevi/NSF NOIRLab), T.A. Rektör (Alaska Üniversitesi Anchorage/NSF NOIRLab), D. de Martin & M. Zamani (NSF NOIRLab)
PATLAMA SONRASI HAYATTA KALAN NADİR BİR YILDIZ
Çoğu süpernova olayında yıldız tamamen yok olur veya geriye nötron yıldızı ya da kara delik bırakır. Ancak Pa 30 sistemi farklı bir senaryoya işaret ediyor. Araştırmacılar, yaklaşık 850 yıl önce gerçekleşen olağanüstü patlamanın ardından merkezdeki yıldızın tamamen yok olmadığını ve hâlâ varlığını sürdürdüğünü düşünüyor. Bu nedenle gökbilim camiasında nesneye “zombi yıldız” adı veriliyor.
KARAHİNDİBAYI ANDIRAN KOZMİK BİR ENKAZ BULUTU
Pa 30’un en dikkat çekici özelliklerinden biri de şekli. Uzaya yayılan gaz filamentleri ve radyal yapılar, dev bir karahindibanın tohumlarını andıran görüntüler oluşturuyor. Yeni görüntüler sayesinde bu filamentlerin sayısının önceki gözlemlere kıyasla yaklaşık on kat daha fazla olduğu ortaya çıktı. Bu keşif, patlamanın nasıl gerçekleştiğine dair modellerin yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.
TARİHİ KAYITLARDAKİ PATLAMAYLA BAĞLANTISI ARAŞTIRILIYOR
Bilim insanları, Pa 30’un Dünya’dan gözlemlenen tarihi bir yıldız patlamasının kalıntısı olabileceğini düşünüyor. Yüzyıllar önce gökyüzünde görülen parlak bir “misafir yıldız” ile ilişkilendirilen sistem, astronomların geçmişte yaşanan kozmik olayları daha iyi anlamasına yardımcı olabilir.

Gemini North’un lazeri hava parıltısından parlıyor. Gemini North teleskobunun lazer rehber yıldızı atmosfere ışınlar gönderiyor. Lazer rehber yıldız, Dünya atmosferindeki türbülansı ölçmek için kullanılır, böylece teleskobu düzeltebilir ve gece gökyüzünün net görüntülerini elde edebilir. Kaynak: Uluslararası İkizler Gözlemevi/NOIRLab/NSF/AURA/M. Rodriguez (Uluslararası İkizler Gözlemevi/NSF NOIRLab)
YENİ KEŞİFLER DİĞER “HAYATTA KALAN” YILDIZLARIN İZİNİ SÜREBİLİR
Pa 30’un ayrıntılı şekilde incelenmesi yalnızca bu tek sistem için değil, evren genelindeki benzer olayların araştırılması açısından da büyük önem taşıyor. Gökbilimciler, bu tür yarım kalmış yıldız patlamalarının düşündüğümüzden daha yaygın olabileceğini ve Pa 30’un gelecekte keşfedilecek benzer “hayatta kalan süpernova” sistemleri için bir rehber görevi görebileceğini belirtiyor.
EVREN HALA SÜRPRİZLERLE DOLU
Pa 30’un merkezindeki zombi yıldız, yıldız evrimine ilişkin mevcut teorilerin sınırlarını zorlayan bir örnek olarak dikkat çekiyor. Patlamadan sağ çıkan bir yıldızın çevresindeki karmaşık enkaz yapısının daha net anlaşılması, astronomların süpernova süreçlerine dair önemli soruları yanıtlamasına yardımcı olabilir.