İspanya’nın Teruel bölgesindeki Riodeva “Están de Colón” sahasında yapılan kazılarda, Avrupa’da şimdiye kadar bulunan en eksiksiz stegosaur kafatası gün yüzüne çıkarıldı. Fosil, yaklaşık 150 milyon yıl öncesine, Geç Jura dönemine tarihleniyor ve Avrupa’nın en ikonik zırhlı dinozorlarından Dacentrurus armatus’a ait. Bu keşif, türün ilk tanımlanmasının üzerinden tam 150 yıl geçmişken paleontoloji dünyasına yeni bir bakış açısı kazandırıyor.
NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Stegosaur kafatasları son derece nadir çünkü kemikleri ince ve kırılgandı. Çoğu tür yalnızca kısmi iskeletlerden biliniyor, bu da kafatası anatomisi ve beslenme biçimleri hakkında sınırlı bilgiye yol açıyordu. Yeni fosil, kafatasının arka kısmını alın, postorbital, squamosal, parietal ve supraoccipital kemikleri olağanüstü şekilde korumuş durumda. Bu sayede bilim insanları, stegozorların çiğneme mekanizması, beyin hacmi ve duyusal yetenekleri hakkında daha önce elde edilemeyen verilere ulaşabiliyor.
YENİ ANATOMİK DETAYLAR
Araştırmacılar, kafatasının arkasındaki supraoccipital kemiğin diğer stegozorlardan farklı bir açıyla yerleştiğini keşfetti. Bu özellik, dinozorun alışılmadık derecede uzun boynu ve kafasını taşıma biçimiyle ilişkili olabilir. Ayrıca dişlerin aşınma izleri, bu türün bitki örtüsünü farklı şekillerde tükettiğini gösteriyor. Böylece stegozorların yalnızca düşük seviyeli bitkilerle değil, daha çeşitli besin kaynaklarıyla da beslenmiş olabileceği düşünülüyor.

EVRİMSEL İLİŞKİLER YENİDEN TANIMLANIYOR
Fosil, 30 farklı stegozor grubundan 115 anatomik özellik karşılaştırılarak yapılan yeni bir evrimsel analizde kullanıldı. Sonuçlar, stegozorları iki ana kola ayırıyor: Huayangosauridae ve Stegosauridae. Ayrıca araştırmacılar, Afrika, Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’dan orta-büyük stegozorları kapsayan yeni bir grup tanımladı: Neostegosauria. Bu sınıflandırma, stegozorların küresel dağılımını ve evrimsel çeşitliliğini yeniden yorumlamamıza olanak tanıyor.
RIODEVA’NIN ZENGİN FOSİL HAZİNESİ
Riodeva sahası, yalnızca bu kafatasıyla değil, aynı zamanda farklı büyüme evrelerinde en az iki stegozor bireyinin kalıntılarıyla da dikkat çekiyor. Ayrıca theropodlar, sauropodlar, ornithopodlar, krokodilmorflar ve balıklara ait fosiller de bulundu. Bu çeşitlilik, bölgenin Jura döneminde ekosistem açısından ne kadar zengin olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, bu fosil alanının Avrupa’nın en önemli paleontolojik merkezlerinden biri haline geldiğini vurguluyor.
DİNOZOR ÇALIŞMALARINDA BİR EVRİM
150 milyon yıllık bu olağanüstü kafatası, yalnızca Dacentrurus armatus’un anatomisini değil, aynı zamanda stegozorların evrimsel yolculuğunu da yeniden tanımlıyor. Araştırmacılar, bu keşfin hem Avrupa paleontolojisi hem de küresel dinozor evrimi çalışmalarında bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor. Stegozorların kafatası yapısına dair yeni bilgiler, dinozorların ekolojik rollerini ve evrimsel adaptasyonlarını anlamamızda kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.