Melbourne Üniversitesi’nden jeologlar, Victoria kıyılarında yükselen On İki Havari Kayalıkları’nın oluşum sürecini detaylı biçimde ortaya koydu. Araştırmaya göre, milyonlarca yıl boyunca yavaş ama sürekli ilerleyen tektonik levha hareketleri, bu kireçtaşı yapıları okyanus tabanından kaldırarak yüzeye itti. Bu süreç, Avustralya kıyılarının jeolojik evriminde kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
DOĞAL ZAMAN KAPSÜLLERİ
Kayalıkların katmanları, Dünya’nın iklimsel ve biyolojik geçmişine dair eşsiz bir arşiv niteliğinde. Özellikle 13,8 milyon yıl önceki sıcak iklim dönemine ait izler, günümüzdeki iklim değişikliğini anlamak için önemli bir karşılaştırma noktası sunuyor. Araştırmacılar, bu doğal sütunların adeta birer jeolojik zaman kapsülü olduğunu ve geçmişin sırlarını bugüne taşıdığını vurguluyor.
YAŞIN YENİDEN HESAPLANMASI
Yeni tarihleme teknikleri sayesinde kayalıkların yaşı daha kesin biçimde belirlendi. Önceki tahminler 7–15 milyon yıl aralığını gösterirken, mikro fosillerin incelenmesiyle bu oluşumların 8,6–14 milyon yıl arasında olduğu ortaya çıktı. Bu bulgu, Avustralya’nın jeolojik tarihine dair daha net bir kronoloji oluşturulmasına katkı sağlıyor.
BUZUL ÇAĞI VE DENİZ EROZYONU
Kayalıkların bugünkü görkemli sütunlara dönüşmesi ise çok daha yakın bir dönemde gerçekleşti. Son Buzul Çağı’nın ardından yükselen deniz seviyesi ve kıyı erozyonu, kireçtaşını aşındırarak bugünkü dev deniz sütunlarını ortaya çıkardı. Dalga ve rüzgârın sürekli etkisi, bu doğal anıtların şekillenmesinde belirleyici rol oynadı.
ANTİK DEPREMLERİN İZLERİ
Araştırma, kayalıkların yükselmesinin tekdüze bir süreç olmadığını, katmanların eğilip kırıldığını gösteriyor. Bu deformasyonlar, bölgenin geçmişte yaşadığı antik depremlerin izleri olarak değerlendiriliyor. Kıyılarda görülen küçük fay hatları, Avustralya’nın jeolojik hafızasında saklı kalmış sarsıntıların kanıtı niteliğinde.
DÜNYA TARİHİNE IŞIK TUTUYOR
Bilim insanları, On İki Havari Kayalıkları’nı inceleyerek hem geçmiş iklimleri hem de kıyı erozyonunun gelecekteki etkilerini anlamaya çalışıyor. Bu doğal yapılar, yalnızca Avustralya’nın değil, tüm dünyanın jeolojik ve iklimsel tarihine ışık tutan eşsiz bir laboratuvar olarak görülüyor. Ayrıca, kıyı erozyonunun hızlanmasıyla bu sütunların gelecekte yok olabileceği uyarısı yapılıyor.