İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, küresel enerji piyasalarında zaten kırılgan olan dengeleri daha da sarsarken, Bab el-Mendeb geçidini de tehdit etmesi riskleri katladı. Bu iki geçit, dünya enerji ticaretinin en kritik arterleri arasında yer alıyor: Hürmüz’den geçen günlük petrol miktarı yaklaşık 17 milyon varil, Bab el-Mendeb ise Avrupa ve Asya’ya LNG taşımacılığında kilit rol oynuyor. Bu bölgelerde yaşanacak bir aksama, sadece enerji fiyatlarını değil, aynı zamanda küresel ticaret rotalarını da doğrudan etkileyebilir. Avrupa ve Asya pazarları için bu durum, enerji maliyetlerinde sert dalgalanma ve tedarik zincirlerinde kırılganlık anlamına geliyor.
MISIR’IN REKOR LNG İTHALATI
Haziran ayında Mısır’ın gerçekleştirdiği 1,3 milyon tonluk LNG ithalatı, ülke tarihindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Bu rekor ithalat, ABD’den Avrupa’ya yönelen LNG kargolarının bir kısmının Mısır’a kaymasına neden oldu. Avrupa’nın stok doldurma sürecinde yaşadığı bu baskı, kış öncesi enerji güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Özellikle Q2 döneminde Avrupa’nın depolama enjeksiyonlarının %16 düşmesi, kıtanın enerji arzında kırılganlığı artırıyor. Bu tablo, Avrupa’nın enerji güvenliği için alternatif kaynak arayışını hızlandırabilir.

AVRUPA ENERJİ TALEBİNDE ZAYIFLAMA
Euro bölgesi için 2026 büyüme beklentisi %0,7’den %0,5’e düşürüldü. İran savaşı ve enflasyon baskısı, sanayi üretimini ve enerji talebini zayıflatıyor. Özellikle enerji yoğun sektörlerde üretim maliyetlerinin artması, talep daralmasını hızlandırıyor. Avrupa Merkez Bankası’nın olası sıkılaştırma adımları da enerji tüketimini daha da baskılayabilir. Bu durum, enerji piyasalarında talep yönlü bir daralma beklentisini güçlendirirken, arz tarafındaki jeopolitik risklerle birleştiğinde çift yönlü baskı yaratıyor.
İRAN VE KÜRESEL ENERJİ GÜVENLİĞİ
- Arz tarafında: İran’ın jeopolitik hamleleri küresel enerji güvenliğini tehdit ediyor.
- Talep tarafında: Avrupa’da büyüme beklentilerinin düşmesi enerji tüketimini zayıflatıyor.
- Piyasa dengesi: Mısır’ın LNG ithalatındaki artış, Avrupa’nın stoklama sürecini zorlaştırıyor.
Sonuç olarak, enerji piyasaları hem arz hem talep yönlü baskıların aynı anda yaşandığı bir döneme girmiş durumda. Avrupa için kış öncesi enerji güvenliği kritik bir gündem haline gelirken, küresel enerji fiyatlarının seyrini belirleyecek en önemli faktörler İran kaynaklı jeopolitik riskler ve Avrupa’nın ekonomik performansı olacak.