Arktik bölgesindeki permafrost, yaklaşık 1.300 gigaton organik karbon barındırıyor. Bu miktar, insan faaliyetleriyle atmosfere salınan karbonun katbekat üzerinde. Küresel ısınma nedeniyle permafrost çözülmeye başladığında, bu karbon nehirler ve kıyı erozyonu aracılığıyla okyanusa taşınıyor. Normalde bilim insanları, bu karbonun mikroorganizmalar tarafından parçalanarak hızla karbondioksit ve metan gibi güçlü sera gazlarına dönüşmesini bekliyordu.
KARBONUN DENİZ TABANINDA TUTULMASI
Kanada’daki Qikiqtaruk (Herschel Adası) kıyısında yapılan araştırmalar, bu beklentiyi tersine çevirdi. Karadan taşınan karbonun büyük kısmı, okyanus tabanındaki tortularda depolanıyor. Bu karbon, atmosfer yerine deniz tabanında uzun süreli olarak hapsoluyor. Bu bulgu, permafrost çözülmesinin iklim üzerindeki etkilerinin sanılandan daha karmaşık olduğunu gösteriyor.
MİKROORGANİZMALARIN “GURME” TERCİHİ
Araştırmacılar, deniz tabanındaki mikroorganizmaların eski permafrost karbonunu değil, taze deniz kaynaklı karbonu (örneğin alg ve plankton kalıntıları) tercih ettiğini keşfetti. Bu “beslenme seçiciliği”, permafrosttan gelen karbonun parçalanma hızını yavaşlatıyor ve atmosfere sera gazı olarak salınma riskini azaltıyor. Yani Arktik’in çözülmesiyle açığa çıkan karbon, beklenenden daha uzun süre deniz tabanında saklı kalabiliyor.

Arktik’teki permafrost, büyük miktarda organik karbon depolar. Donmuş toprak eridiğinde veya kıyı bölümleri eroziye uğradığında, bu karbon denize girebilir ve mikroorganizmalar onu parçalayıp iklimi zararlı sera gazlarına dönüştürebilir. Kaynak: Alfred-Wegener-Institut / Jaroslav Obu
İKLİM MODELLERİ İÇİN YENİ VERİLER
Bu bulgu, iklim modelleri açısından kritik bir dönüm noktası. Çünkü şimdiye kadar modeller, permafrost çözülmesinden çıkan karbonun büyük ölçüde atmosfere döneceğini varsayıyordu. Oysa yeni veriler, karbonun yalnızca küçük bir kısmının gazlara dönüştüğünü, çoğunun ise deniz tabanında depolandığını ortaya koyuyor. Bu durum, gelecekteki küresel ısınma projeksiyonlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
EKOSİSTEMLERİ ETKİLİYOR
Karbonun denize taşınması yalnızca iklimi değil, ekosistemleri de etkiliyor. Tortular suyu bulandırarak ışığın deniz yüzeyine ulaşmasını engelleyebiliyor. Bu da alglerin fotosentezini sınırlıyor ve besin zincirinin en alt halkasını zayıflatıyor. Sonuç olarak balıklar ve diğer deniz canlıları için gıda kaynakları azalabiliyor. Yani karbonun deniz tabanında hapsolması, iklim açısından olumlu bir etki yaratırken, ekosistemler için karmaşık sonuçlar doğurabiliyor.
OKYANUSLARI DÖNÜŞTÜRÜYOR
Bilim insanları, bu bulguların günümüz iklim krizine ışık tuttuğunu vurguluyor. Permafrost çözülmesi, yalnızca atmosferi değil, okyanusları ve ekosistemleri de dönüştürüyor. Bu nedenle gelecekteki iklim projeksiyonlarında karasal ve denizel süreçlerin birlikte ele alınması gerekiyor. Arktik’in çözülmesi, gezegenin enerji dengesi ve yaşam döngüsü üzerinde beklenmedik etkiler yaratabilecek kadar güçlü bir süreç.