Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) 11 Eylül 2026 tarihli raporu, küresel enerji piyasalarının karşı karşıya olduğu zorlukları net biçimde ortaya koyuyor. Rapora göre dünya genelinde petrol talebi bu yıl 2,5 milyon varil/gün azalacak. Bu düşüş, hem ekonomik yavaşlamanın hem de alternatif enerji kaynaklarına yönelimin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Ağustos ayında üretim 1,6 milyon varil/gün gerileyerek 100,1 mb/d seviyesine indi. Ortadoğu’daki güvenlik riskleri nedeniyle Körfez’de 10 mb/d’den fazla üretim kapalı durumda. Bu arz daralması, küresel fiyatların hızla yükselmesine yol açtı ve Brent petrol 9 Eylül’de 113,48 $/varil ile yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
ABD-İRAN ÇATIŞMASININ ETKİLERİ
ABD ile İran arasındaki gerilim, enerji piyasalarında şok dalgaları yaratıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların durması, küresel petrol arzının yaklaşık %20’sini kesmiş durumda. Bu, dünya enerji ticaretinde son yılların en büyük kesintilerinden biri olarak kayda geçti. Arz daralması, enerji devlerinin bilançosuna da yansıdı. Exxon Mobil ikinci çeyrekte 14,53 milyar $, Chevron ise 12,07 milyar $ kâr açıkladı. Bu rakamlar, kriz dönemlerinde enerji şirketlerinin nasıl rekor gelir elde edebildiğini gösteriyor.

ABD-VENEZUELA ANLAŞMASI
Washington yönetimi, Venezuela’nın 65 milyar varil rezervinde çoğunluk kontrolü elde ettiğini duyurdu. Bu anlaşma, ABD’nin enerji güvenliği stratejisinde kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Venezuela’nın devasa rezervleri üzerinde kontrol sağlanması, ABD’nin hem iç piyasada fiyat istikrarını korumasına hem de küresel enerji dengelerinde daha güçlü bir aktör olmasına olanak tanıyacak.
DOĞALGAZ VE RAFİNERİ GELİŞMELERİ
ABD rafinerilerinde kullanım oranı %98 ile son 7 yılın zirvesine çıktı. Midwest bölgesi ise %103,5 kapasiteyle çalışıyor; bu, rafinerilerin talebi karşılamak için maksimum kapasiteyi zorladığını gösteriyor. Ancak bu yüksek üretime rağmen distilat stokları rekor düşük seviyede. Özellikle ABD’nin Doğu Kıyısı kritik bir arz sıkıntısı ile karşı karşıya. Bu durum, kış aylarında dizel ve diğer distilat ürünlerinde fiyatların daha da yükselmesine yol açabilir.

AVRUPA LNG STOKLARI
Avrupa’da kış öncesi doğalgaz depoları %95 doluluk seviyesine ulaştı. Bu oran, kıtanın kısa vadede enerji güvenliği açısından güçlü bir pozisyonda olduğunu gösteriyor. Ancak tablo tamamen olumlu değil. Hürmüz’deki kesintiler ve Asya talebindeki artış, LNG fiyatları üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Avrupa’nın stokları dolu olsa da küresel piyasalardaki dalgalanmalar, enerji maliyetlerinin yüksek kalmasına neden olabilir.
YÜKSEK FİYAT BASKISI
Petrol ve doğalgaz piyasaları, jeopolitik riskler ve arz kesintileri nedeniyle yüksek fiyat baskısı altında. ABD’nin Venezuela ile yaptığı anlaşma küresel enerji dengelerini değiştirebilirken, Avrupa’nın LNG stokları kış öncesi güvence sağlıyor. Ancak Ortadoğu’daki krizler, fiyatların dalgalı seyretmesine yol açıyor ve küresel enerji güvenliği açısından belirsizlikleri artırıyor. Bu tablo, hem üretici hem de tüketici ülkeler için enerji politikalarının yeniden şekillendirilmesini zorunlu kılıyor.