Evrenin genişlemesini hızlandıran ve modern fiziğin en büyük bilinmezlerinden biri olarak görülen karanlık enerji, yeni bir araştırmayla yeniden gündeme geldi. Bilim insanları, evrenin erken dönemlerinden gelen son derece zayıf hidrojen radyo sinyallerinin, karanlık enerjinin doğasını anlamada önemli ipuçları sağlayabileceğini düşünüyor. CHIME (Kanada Hidrojen Yoğunluk Haritalama Deneyi) tarafından elde edilen bulgular, kozmolojide yeni bir araştırma yönteminin kapısını aralıyor.
HİDROJEN, EVRENİN GİZEMLERİNİ ÇÖZMEDE KİLİT ROL OYNAYABİLİR
Araştırmacılara göre hidrojen, evrendeki en yaygın element olmasının ötesinde, maddenin uzaydaki dağılımını takip etmeyi sağlayan doğal bir izleyici görevi görüyor. Erken evrenden gelen zayıf radyo emisyonları incelenerek galaksilerin nasıl oluştuğu ve evrenin zaman içinde nasıl geliştiği daha ayrıntılı biçimde haritalandırılabiliyor. Uzmanlar, hidrojen dağılımının hassas şekilde ölçülmesinin karanlık enerjinin evren üzerindeki etkilerini daha iyi anlamaya yardımcı olabileceğini belirtiyor.
KARANLIK ENERJİ NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Karanlık enerji, evrenin genişleme hızını artırdığı düşünülen gizemli bir güç olarak tanımlanıyor. Günümüzde evrenin madde-enerji bütçesinin yaklaşık yüzde 68’ini oluşturduğu belirtilen bu bileşenin ne olduğu ise hâlâ net olarak bilinmiyor. Bilim insanları, karanlık enerjinin zamanla güçlenmesi veya zayıflamasının evrenin nihai kaderini belirleyebileceğini düşünüyor. Bu nedenle söz konusu gizem, modern kozmolojinin en önemli araştırma alanlarından biri olarak kabul ediliyor.

Evrenin madde-enerji bütçesi, karanlık enerjinin hakimiyetini gösteriyor (Görsel kredisi: Robert Lea (Canva ile birlikte yaratıldı))
CHIME YENİ BİR GÖZLEM TEKNİĞİ GERÇEKLEŞTİRDİ
Daha önce hidrojen dağılımını haritalamak için farklı teleskoplardan elde edilen galaksi verileriyle karşılaştırmalı çalışmalar yapmak gerekiyordu. Ancak araştırmacılar, CHIME’ın artık hidrojenin radyo parıltısını tek başına tespit edebildiğini açıkladı. Bu yaklaşımın hem daha hızlı hem de daha düşük maliyetli bir araştırma yöntemi sunduğu belirtiliyor. Araştırma ekibi, yalnızca 2019 yılında gerçekleştirilen 94 gecelik gözlem verisini kullanarak evren yaklaşık 5 milyar yaşındayken yayılan hidrojen sinyallerini tespit etmeyi başardı.
BÜYÜK PATLAMA’DAN SONRAKİ DÖNEM DAHA AYRINTILI İNCELENECEK
Araştırmacılar, CHIME’ın bugüne kadar yedi yıllık veri biriktirdiğini ve bu veriler sayesinde Büyük Patlama’dan yaklaşık 3 milyar yıl sonraki döneme kadar hidrojen dağılımını incelemeyi hedeflediklerini belirtiyor. Bu çalışmaların başarılı olması halinde bilim insanları yalnızca galaksilerin evrimini değil, aynı zamanda karanlık enerjinin evren üzerindeki etkilerini de daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkarabilecek.
KOZMOLOJİDE YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI OLABİLİR
Uzmanlara göre erken evrenden gelen bu soluk radyo parıltısının incelenmesi, karanlık enerji araştırmalarında devrim niteliğinde bir yöntem sunabilir. Hidrojen sinyallerini kullanarak evrenin geçmişini daha doğru şekilde haritalamak, insanlığın evrenin nasıl geliştiği ve gelecekte nasıl bir kaderle karşılaşabileceği sorularına cevap bulmasını sağlayabilir.