Tokyo Üniversitesi’nin öncülük ettiği uluslararası bir gökbilim ekibi, evrenin genişleme hızını ölçmek için “zaman gecikmeli kozmografi” adı verilen yenilikçi bir yönteme başvurdu. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, uzun süredir bilim dünyasında tartışma yaratan “Hubble gerilimi”nin basit bir ölçüm hatası olmadığını, aksine evrenin işleyişine dair henüz keşfedilmemiş fizik yasalarına işaret edebileceğini ortaya koyuyor.
EVREM HIZLA GENİŞLİYOR
Kozmoloji alanında on yılı aşkın süredir devam eden bu tartışma, evrenin genişleme hızını belirleyen Hubble Sabiti üzerindeki çelişkilerden kaynaklanıyor. Süpernova gözlemleri evrenin saniyede megaparsek başına yaklaşık 73 km hızla genişlediğini gösterirken, kozmik mikrodalga arka plan (CMB) ölçümleri bu değeri 67 km civarında veriyor.
IŞIĞIN GECİKMELİ YOLCULUĞU
Araştırmacılar, bu çelişkiyi çözmek için farklı bir yaklaşım benimsedi: kütleçekimsel merceklenme. Büyük kütleli galaksiler, arkalarındaki kuasarların ışığını bükerek birden fazla görüntü oluşturuyor. Bu ışık yolları farklı mesafelerden geçtiği için Dünya’ya ulaşma sürelerinde küçük gecikmeler meydana geliyor.
Tokyo Üniversitesi’nden Eric Wong, yöntemi şöyle özetliyor: “Galaksilerin kütleçekimi, kuasarlardan gelen ışığı saptırarak birden fazla görüntü oluşturur. Bu ışık yolları farklı zamanlarda Dünya’ya ulaşır ve biz bu gecikmeleri ölçerek evrenin genişleme hızını hesaplayabiliriz.”

James Webb Uzay Teleskobu’nun da dahil olduğu güçlü gözlem araçlarıyla sekiz farklı mercek sistemi incelendi. Işık gecikmeleri ve galaksilerin kütle dağılımı birleştirilerek Hubble Sabiti yeniden hesaplandı.
BULGULAR VE GELECEK HEDEFLER
Sonuçlar, yüzde 4,5 hassasiyetle, evrenin daha hızlı genişlediğini savunan yerel ölçümleri doğruluyor. Bu da Hubble geriliminin basit bir hata değil, mevcut teorilerin açıklayamadığı “gerçek bir fizik” olabileceğini düşündürüyor. Eğer bu fark kesinleşirse, evrenin geçmişte standart kozmolojinin öngördüğünden farklı genişlediği veya bilinmeyen bir enerji türünün rol oynadığı anlaşılabilir.
Çalışmanın yazarlarından Eric Paic, kesin bir sonuca ulaşmak için ölçümlerin hassasiyetini %1–2 seviyesine indirmek gerektiğini vurguluyor. Araştırmacılar, daha fazla mercek sistemi inceleyerek ve yeni nesil teleskoplardan yararlanarak hata payını azaltmayı hedefliyor.
Yakın gelecekte yapılacak gözlemler, evrenin genişleme hızına dair bu gizemin çözülmesine ve belki de kozmolojinin temel taşlarının yeniden yazılmasına yol açabilir.