Yapay zekâ, artık iş dünyasında bir yenilik değil, operasyonel bir zorunluluk. Gallup’un 22 binden fazla çalışanla yaptığı araştırmaya göre ABD’de çalışanların %12’si yapay zekâyı günlük iş akışının ayrılmaz bir parçası haline getirdi. İki yıl öncesine göre 21 puanlık artış, ChatGPT gibi üretken yapay zekâ araçlarının hızla ticarileştiğini gösteriyor. Kod yazma, rapor özetleme ve veri analizi gibi işler artık pahalı yazılımlar yerine basit bir tarayıcı üzerinden yapılabiliyor.
SEKTÖREL FARKLILIKLAR
Çalışanların %60’ı sık, üçte biri ise günlük olarak yapay zekâ kullanıyor. Üniversiteler araştırma sentezi, ders planlama ve veri analizi süreçlerinde yapay zekâyı bilgi yönetiminin merkezine yerleştirdi. Kurumsal ofislerde raporlama ve veri işleme süreçleri hızlanıyor. Bu sektörlerde benimseme oranları 2023-2025 arasında zirve yaptı ve artık istikrarlı bir seviyeye ulaştı.
İŞGÜCÜ PİYASASINDA RİSKLER
Her ne kadar yapay zekâ “verimlilik motoru” olarak tanımlansa da, ekonomistler işgücü piyasasında dengesizliklere dikkat çekiyor.
- 6,1 milyon çalışan otomasyon nedeniyle işini kaybetme riskiyle karşı karşıya.
- Risk altındaki grup çoğunlukla idari ve büro işlerinde çalışanlar. Bu grupta kadınların oranı yüksek ve daha küçük metropol alanlarında yoğunlaşıyor.
- Analitik ve bilgisayar tabanlı işlerde çalışanlar, yüksek eğitim ve finansal istikrar sayesinde dönüşüme daha kolay adapte olabiliyor.
Sam Manning’in Brookings Enstitüsü ile yaptığı çalışmaya göre, becerileri otomasyonla ikame edilen ve tasarrufları düşük olan çalışanlar için gelir şoku riski çok daha yüksek.
YENİDEN BECERİ KAZANMA
Uzmanlar, yapay zekâ entegrasyonunun verimliliği artırırken eşitsizliği derinleştirmemesi için işverenlerin ve politika yapıcıların “yeniden beceri kazandırma” (reskilling) programlarına ağırlık vermesi gerektiğini vurguluyor. Bu sayede işgücü piyasasında dengeler korunabilir ve dönüşüm daha kapsayıcı hale gelebilir.