Southampton Üniversitesi’nin öncülüğünde yapılan yeni araştırma, Antarktika’daki deniz buzunun rekor seviyede erimesinin üçlü iklim kaosundan kaynaklandığını ortaya koydu. Küresel ısınma, okyanus akıntılarındaki değişimler ve atmosferik rüzgârların birleşimi, buzun binlerce yıldır süren dengeli varlığını birkaç on yıl içinde kırılgan hale getirdi.
ÜÇ AŞAMALI ÇÖKÜŞ
- 2013: Güçlenen rüzgârlar, derin okyanustaki sıcak ve tuzlu suyu yüzeye çekmeye başladı. Bu, normalde buz oluşumunu destekleyen soğuk yüzey tabakasını zayıflattı.
- 2015: Şiddetli rüzgârlar bu derin ısının yüzeyle karışmasına yol açtı; özellikle Doğu Antarktika’da buz hızla eridi. Bu dönemde uydu verileri, buz kaybının hızlanarak yeni bir iklim rejimine girildiğini gösterdi.
- 2018 sonrası: Daha az buzun erimesiyle yüzey tuzlu ve sıcak kaldı, yeni buz oluşumu engellendi. Bu kısır döngü, buzun geri dönüşünü neredeyse imkânsız hale getirdi.
DOĞU VE BATI ANTARKTİKA FARKI
Doğu Antarktika‘daki erime, tamamen okyanus kaynaklı; derinlerden yükselen sıcak su buz kaybını hızlandırıyor. Bu süreç, okyanus tabanındaki enerji transferinin iklim üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Batı Antarktika‘da yoğun bulut örtüsü ve subtropiklerden gelen sıcak hava, yaz aylarında buzun çözülmesine neden oldu. Atmosferik değişimlerin bölgesel farklılıkları, Antarktika’nın tek bir mekanizma ile değil, çoklu baskılarla eridiğini kanıtlıyor.

KÜRESEL SONUÇLARI
Bilim insanları, deniz buzunun kaybının yalnızca bölgesel bir sorun olmadığını vurguluyor:
- Dünya’nın “ayna etkisi” zayıflıyor; güneş ışınları daha fazla emiliyor, bu da küresel ısınmayı hızlandırıyor.
- Okyanus akıntıları ve karbon depolama dengesi bozuluyor; bu, atmosferdeki sera gazlarının daha uzun süre kalmasına yol açıyor.
- Buz raflarının çökmesiyle deniz seviyeleri yükseliyor; kıyı şehirleri ve ada ülkeleri için varoluşsal bir tehdit oluşuyor.
GELECEK SENARYOSU
Southampton Üniversitesi’nden Prof. Alberto Naveira Garabato, 2030 ve sonrasında düşük deniz buzu seviyelerinin kalıcı hale gelmesi durumunda, okyanusun iklimi dengeleyen bir unsur olmaktan çıkıp küresel ısınmayı hızlandıran yeni bir güç haline gelebileceğini belirtiyor. Bu, yalnızca Antarktika’nın değil, tüm gezegenin iklim sisteminde geri dönüşü olmayan bir kırılma noktası anlamına gelebilir.
Antarktika’daki deniz buzu, üçlü iklim darbesiyle hızla eriyor. Bu süreç, küresel okyanus akıntılarını ve iklim sistemini tehdit ederek dünya çapında daha hızlı bir ısınmaya ve yükselen deniz seviyelerine yol açabilir.