MIT araştırmacıları, Dünya’dan yaklaşık 300 ışık yılı uzaklıkta bulunan sıra dışı bir yıldız sistemini inceleyerek, bir yıldızın yoldaşını yavaş yavaş tükettiğini ortaya çıkardı. Bilim insanlarına göre bu olağanüstü süreç yüz binlerce hatta milyarlarca yıl boyunca devam edebilir.
SAMANYOLU’NDA NADİR GÖRÜLEN BİR SİSTEM KEŞFEDİLDİ
Araştırmanın merkezinde, ZTF J0440+2325 adı verilen ikili sistem bulunuyor. Sistem, düşük kütleli bir kırmızı cüce yıldız ile onun etrafında dönen kahverengi cüceden oluşuyor. İki gök cismi birbirine o kadar yakın ki kahverengi cücenin tüm yörüngesi Güneş’in çapının içine sığabiliyor. Araştırmacılar, kırmızı cücenin komşusundan sürekli olarak madde çektiğini ve bu malzemeyi yavaş yavaş tükettiğini belirledi.
HER 87 DAKİKADA BİR TAM TUR ATIYOR
Bilim insanlarının hesaplamalarına göre kahverengi cüce, yıldızın etrafındaki dönüşünü yalnızca 87 dakikada tamamlıyor. Bu son derece kısa yörünge süresi, iki cismin birbirine ne kadar yakın olduğunu gösteriyor. Yakınlık nedeniyle kırmızı cücenin çekim gücü, kahverengi cücenin dış katmanlarından madde koparmaya başlıyor. Ancak bu süreç oldukça yavaş ilerlediği için sistem aniden yok olmak yerine çok uzun süre varlığını sürdürebiliyor.
DAHA ÖNCE GÖRÜLMEMİŞ BİR BESLENME TÜRÜ
Araştırmacılar, bunun düşük kütleli bir yıldızın başka bir düşük kütleli cisimden aktif şekilde madde topladığının ilk doğrudan gözlemi olduğunu belirtiyor. Genellikle benzer “beslenme” süreçleri kara delikler veya nötron yıldızları gibi çok yoğun gök cisimlerinde görülüyor. Ancak bu keşif, daha küçük yıldızların da benzer şekilde komşularından madde çekebildiğini gösteriyor.

ZTF J0440+2325 sanatçı izlini; her 86,65 dakikada bir birbirinin yörüngesinde dönen kahverengi cüce (sağda) ve kırmızı cüce (solda). Kahverengi cüce eşinin üzerine taşır ve madde akışı kırmızı cücenin yüzeyine çarparak çarpma noktasında büyük bir sıcak noktayı ısıtır. Kaynak: Aaron Houseer (MIT)
GİZEMLİ ÜÇGEN SİNYAL KEŞFİN ANAHTARI OLDU
Araştırmanın başlangıcı, Kaliforniya‘daki Zwicky Transient Facility tarafından tespit edilen sıra dışı bir parlaklık değişimiyle gerçekleşti. MIT’den astronomlar, yıldızın ışığında tekrar eden üçgen şekilli bir desen fark etti. İlk başta bu sinyalin farklı bir yıldız sistemi türüne ait olduğu düşünülse de daha detaylı gözlemler ve çeşitli teleskoplardan elde edilen veriler, sistemin gerçek doğasını ortaya çıkardı.
MADDE DOĞRUDAN YILDIZIN YÜZEYİNE ÇARPIYOR
Araştırmacılar, kahverengi cüceden kopan maddenin bir disk oluşturmadan doğrudan yıldızın yüzeyine çarptığını belirledi. Bu çarpışma sonucunda yıldızın yüzeyinde son derece sıcak bir bölge oluşuyor ve teleskopların tespit ettiği ışık değişimlerinin nedeni de bu bölge oluyor. Bilim insanları bu durumu, sürekli yanan dev bir ateş topunun yıldız yüzeyinde dönmesi şeklinde açıklıyor.
KOZMİK ZİYAFET MİLYARLARCA YIL SÜREBİLİR
Yapılan hesaplamalara göre kahverengi cüce her yıl Dünya’nın kütlesinin yaklaşık yüz binde biri kadar madde kaybediyor. Bu oran kulağa büyük gelse de kahverengi cücenin toplam kütlesi düşünüldüğünde oldukça yavaş bir tüketim anlamına geliyor. Bu nedenle gökbilimciler, kırmızı cücenin yoldaşını bir anda yutmak yerine milyarlarca yıl boyunca adım adım “yiyebileceğini” düşünüyor.
GEZEGEN VE YILDIZ EVRİMİ HAKKINDA
Araştırma ekibi, keşfin yıldızlar, kahverengi cüceler ve dev gezegenler arasındaki etkileşimlerin nasıl gerçekleştiğine dair yeni ipuçları sunduğunu belirtiyor. Bu sistemin benzerlerinin bulunması halinde gökbilimciler, yıldız evrimine ilişkin mevcut modelleri yeniden değerlendirebilir.
Uzmanlara göre ZTF J0440+2325, evrende yıldızların komşularını her zaman bir anda yutmadığını, bazen bunu milyarlarca yıla yayılan yavaş bir kozmik şölen şeklinde gerçekleştirebildiğini gösteren ilk örneklerden biri olabilir.