Birleşmiş Milletler’in yayımladığı son ekonomik görünüm raporuna göre küresel büyüme beklentisi 2026 için %2,7’den %2,5’e düşürüldü. Bu revizyon, Orta Doğu’da süregelen jeopolitik krizlerin ve enerji piyasalarındaki sert dalgalanmaların küresel ekonomi üzerindeki baskısını açıkça ortaya koyuyor.
ENERJİ KRİZİ VE KÜRESEL ETKİSİ
İran’daki savaşın ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanması, dünya enerji ticaretinin en kritik arterlerinden birini felç etti. Küresel petrol ve doğalgaz akışının yaklaşık üçte biri bu boğazdan geçtiği için kapanma, fiyatlarda sert yükselişe yol açtı. Enerji maliyetlerindeki bu artış, sanayiden ulaşıma kadar pek çok sektörde üretim giderlerini yükseltti. Özellikle Avrupa ve Asya’daki enerji ithalatçısı ülkeler, maliyet baskısı nedeniyle büyüme hızlarını kaybetmeye başladı.
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER RİSK ALTINDA
BM raporunda, olumsuz senaryoda küresel büyümenin %2,1’e kadar gerileyebileceği vurgulandı. Bu senaryo, enerji fiyatlarının uzun süre yüksek kalması, ticaret yollarındaki belirsizliklerin devam etmesi ve küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmalar yaşanması halinde gerçekleşebilir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, artan enerji maliyetleri ve ithalat bağımlılığı nedeniyle daha kırılgan bir tabloyla karşı karşıya. Bu durum, enflasyonist baskıları artırarak sosyal ve siyasi istikrarsızlık riskini de beraberinde getirebilir.
BÖLGESEL GÖRÜNÜM
Batı Asya, krizden en çok etkilenen bölge olarak öne çıkıyor. Bölgenin büyüme tahmini %4,1’den %1,4’e indirildi. Enerji arzındaki daralma, ticaret yollarındaki kesinti ve güvenlik riskleri, bölgesel ekonomilerin hızla yavaşlamasına yol açtı. Körfez ülkeleri, yüksek enerji fiyatlarından kısa vadede gelir elde etse de, uzun vadede ticaret ve yatırım akışındaki daralma nedeniyle mali dengelerini korumakta zorlanabilir.
KÜRESEL YATIRIM VE TİCARET
Enerji fiyatlarındaki dalgalanma, küresel yatırımcıların risk algısını da değiştirdi. Yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelim hızlanırken, fosil yakıt bağımlılığının küresel ekonomiyi ne kadar kırılgan hale getirdiği bir kez daha ortaya çıktı. Lojistik maliyetler özellikle Asya–Avrupa hattında yükselirken, küresel ticaretin yeniden şekillenmesi gündeme geldi. Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomiler alternatif enerji ve ticaret rotaları arayışına girerken, Avrupa Birliği enerji güvenliği için yeni stratejiler geliştirmeye başladı.
2027 BEKLENTİSİ
BM, 2027 için küresel büyümenin %2,8 seviyesine çıkabileceğini öngörüyor. Ancak bu beklenti, enerji piyasalarının istikrar kazanmasına, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin yeniden güvence altına alınmasına ve bölgesel çatışmaların kontrol altına alınmasına bağlı. Aksi halde toparlanma sınırlı kalabilir. Küresel ekonomi, enerji güvenliği ve jeopolitik istikrarın sağlanmasına bağlı olarak yeni bir kırılganlık dönemine girebilir.