2026’nın ikinci çeyreğinde küresel petrol talebi günlük 4,8 milyon varil düşüş yaşadı. Bu sert daralma, özellikle Asya ve Avrupa’daki ekonomik yavaşlama, yüksek faiz politikaları ve enerji tasarrufu önlemlerinin etkisiyle gerçekleşti. Üçüncü çeyrekte ise düşüş 1,7 milyon varile gerileyerek daha sınırlı bir seyir izledi. Bu toparlanmada yaz aylarında artan mobilite, hava yolu taşımacılığındaki kısmi canlanma ve sanayi üretimindeki toparlanma etkili oldu. Yıl sonunda toplam talep kaybının 1 milyon varil/gün olacağı öngörülüyor. 2027’de ise 2 milyon varil/gün artış bekleniyor; ancak bu artış tarihsel ortalamanın altında kalacak ve küresel ekonomideki yavaşlamanın enerji sektörüne yansımasını sürdürecek.
ARZDA KISMİ NORMALLEŞME
Haziran ayında küresel petrol arzı 98,8 milyon varil/gün seviyesine yükseldi. Bu artışın en önemli nedeni, Hürmüz Boğazı’ndan tanker akışlarının yeniden başlaması oldu. Ancak üretim hâlâ savaş öncesi seviyelerin 9,4 milyon varil/gün altında seyrediyor. Bu fark, piyasanın kırılganlığını ve jeopolitik risklerin enerji güvenliği üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. 2026 genelinde ortalama arzın 102,6 milyon varil/gün olması bekleniyor. Uzmanlar, bu seviyenin küresel talebi karşılamaya yeteceğini ancak yeni bir jeopolitik şokta arz açığının hızla büyüyebileceğini vurguluyor.

Kuzey Denizi
FİYATLARDA DALGALI SEYİR
Haziran’da Kuzey Denizi Dated petrolü 22 $/varil düşerek 68 $ seviyesine indi. Bu düşüş, Çin’den gelen zayıf talep ve Körfez dışı güçlü ihracatla bağlantılıydı. Ancak Temmuz başında ateşkesin bozulmasıyla fiyatlar yeniden yükseldi ve 77 $/varil civarında işlem görmeye başladı. Bu dalgalanma, piyasanın jeopolitik gelişmelere ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Analistler kısa vadede fiyatların 70–80 $ bandında dalgalanabileceğini, uzun vadede ise arz fazlası riskinin fiyatları aşağı yönlü baskılayabileceğini öngörüyor.
RAFİNERİ FAALİYETLERİ
Haziran’da küresel rafineri üretimi 1,5 milyon varil/gün arttı. Ancak yıllık bazda hâlâ 6 milyon varil/gün düşük seviyede. Orta Doğu’daki tesislerin tam kapasiteye dönmemesi ve Rusya’daki saldırılar nedeniyle ürün piyasaları sıkı seyrini sürdürüyor. Bu durum, rafineri marjlarını Temmuz başında son dört yılın en yüksek seviyelerine taşıdı. Özellikle Avrupa’da dizel ve jet yakıtı fiyatları, arz kısıtları nedeniyle tüketiciler üzerinde baskı yaratıyor. 2026’da toplamda 2,4 milyon varil/gün düşüş, 2027’de ise 3,1 milyon varil/gün artış öngörülüyor. Bu tablo, rafineri kapasitesindeki kırılganlığın sürdüğünü ve enerji güvenliği tartışmalarını gündemde tutacağını gösteriyor.
Küresel petrol piyasasında talep kayıpları azalıyor, arz toparlanıyor ancak hâlâ kırılgan. Fiyatlar jeopolitik risklerle dalgalı seyrediyor, rafineri faaliyetleri ise toparlanma sinyalleri verse de geçen yılın altında kalıyor. Enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik politikaları, bu kırılgan tabloya karşı ülkelerin en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor.