Waymo, Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından yapılan incelemede, otomatik sürüş sistemi yazılımının araçların yüksek hızlı yollarda yavaşladıktan sonra su basmış yollara girmesine izin verdiğinin tespit edilmesi üzerine harekete geçti. Bu kusur, araç kontrolünün kaybına ve kaza riskinin artmasına yol açabileceği için ciddi bir güvenlik riski olarak sınıflandırıldı. Özellikle otonom araçların çevresel koşulları doğru algılayamaması, yapay zekâ tabanlı sürüş sistemlerinin güvenilirliği konusunda yeni tartışmaları gündeme taşıdı.
KAPSAM VE ETKİLENEN ARAÇLAR
- Toplam 3.791 robotaksi geri çağırma kapsamında.
- Beşinci ve altıncı nesil Waymo Driver ADS yazılımı ile donatılmış araçlar etkileniyor.
- Filolar Phoenix, San Francisco, Los Angeles, Austin, Atlanta, Miami ve Orlando gibi şehirlerde aktif olarak hizmet veriyor. Bu şehirler, Waymo’nun ABD’deki en büyük test ve operasyon alanları arasında yer alıyor. Dolayısıyla geri çağırma, şirketin günlük operasyonlarının önemli bir bölümünü doğrudan etkiliyor.
GEÇİCİ ÇÖZÜM
Waymo, 20 Nisan 2026 itibarıyla tüm etkilenen araçlara geçici bir güncelleme uyguladı:
- Araçların operasyon alanı daraltıldı.
- Hava durumu kısıtlamaları eklendi.
- Haritalar güncellenerek su basmış yolların tespiti güçlendirildi. Tam yazılım çözümü ise hâlâ geliştirilme aşamasında. Bu süreçte Waymo, güvenlik otoriteleriyle yakın işbirliği içinde çalışarak kalıcı çözümün testlerini hızlandırıyor.
OLAYLARIN ARKA PLANI
- San Antonio’da 5 ve 20 Nisan 2026’da iki ayrı olay yaşandı.
- Araçlar su basmış yollara girdi, biri aktif su akıntısına kapıldı.
- Her iki araç da boştu, yaralanma olmadı.
- Waymo, bu olayların ardından San Antonio’daki operasyonlarını geçici olarak durdurdu. Bu olaylar, otonom araçların beklenmedik doğa koşullarına adaptasyonunun hâlâ zayıf olduğunu gösteriyor. Özellikle sel ve su baskını gibi dinamik çevresel faktörler, yapay zekâ sistemlerinin en zorlandığı senaryolar arasında.
DÖRDÜNCÜ YAZILIM HATASI
Bu geri çağırma, Waymo’nun NHTSA’ya bildirdiği dördüncü ADS yazılım hatası oldu. Önceki kampanyalar; çekilen araçlarla çarpışma, direk benzeri nesneleri algılayamama ve okul otobüsleriyle ilgili sorunları kapsıyordu. Bu kez hem 5. hem 6. nesil yazılım etkileniyor ve bugüne kadarki en geniş kapsamlı geri çağırma olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu gelişmenin otonom araç regülasyonlarını daha da sıkılaştırabileceğini ve Level 4 otonomiye geçiş sürecinde yeni güvenlik standartlarının gündeme geleceğini öngörüyor.
KULLANICILAR İÇİN DURUM
Araçlar Waymo’nun kendi filosuna ait olduğu için yolcuların herhangi bir işlem yapmasına gerek yok. Güncellemeler doğrudan şirket tarafından OTA (over-the-air) yöntemiyle uygulanıyor. Bu durum, otonom araçların yazılım tabanlı doğasının avantajını da ortaya koyuyor: fiziksel geri çağırma yerine uzaktan güncellemelerle sorunların hızla giderilmesi mümkün oluyor.
GÜVENLİK ALGISI
Waymo’nun yaşadığı bu kriz, yalnızca ABD’de değil, küresel ölçekte otonom araç endüstrisinin güvenlik algısını da etkiliyor. Avrupa ve Asya’daki regülatörler, benzer sorunların yaşanmaması için su basmış yollar, aşırı hava koşulları ve doğal afet senaryolarının test protokollerine eklenmesini tartışıyor. Bu geri çağırma, otonom mobilitenin geleceği için kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.