İsviçre Federal Malzeme Bilimi ve Teknolojisi Laboratuvarları (Empa), 1990’larda uzay yolculuğu yapan uydulardan biri olan EURECA üzerinde çığır açıcı bir çalışma gerçekleştirdi. Uydunun hiçbir parçasına zarar vermeden yapılan X-ışını taraması, artan uzay çöpü sorununa çözüm arayışında ve yeniden kullanılabilir uydu teknolojilerinin geliştirilmesinde kritik veriler sundu.
DÜNYA’YA DÖNEN NADİR UYDULARDAN BİRİ
EURECA, 1992’de Uzay Mekiği Atlantis tarafından yörüngeye yerleştirildi ve 11 ay süren görevini tamamladıktan sonra 1993’te Endeavour mekiğiyle Dünya’ya geri getirildi. Çoğu uydu görev bitiminde atmosferde yanarken veya mezarlık yörüngesine gönderilirken, EURECA’nın bütünlüğünü koruyarak geri dönmesi onu mühendislik açısından eşsiz bir örnek haline getirdi.
DEVASA YAPIYA DETAYLI İNCELEME
2000 yılından bu yana İsviçre Ulaştırma Müzesi’nde sergilenen 4,5 tonluk uydu, Empa’nın Dübendorf’taki laboratuvarlarına taşındı. Beş metre uzunluğunda ve üç metre yüksekliğindeki bu dev yapı, yüksek enerjili X-ışını tesislerinde tarandı. Acta Astronautica dergisinde yayımlanan sonuçlara göre; uydunun kompozit desteklerinde çatlaklar, bilimsel aletlerinde ise kırıklar ve deformasyonlar belirlendi.
NANO ÖLÇEKTE MALZEME ANALİZİ
Çalışmanın başyazarı Robert Zboray, incelemelerin uydunun taşıyıcı yapısından nanometre ölçeğindeki malzemelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını vurguladı. SpaceX gibi şirketlerin öncülük ettiği yeniden kullanılabilir roket ve uydu teknolojileri düşünüldüğünde, uzay yolculuğunun yarattığı stresin anlaşılması geleceğin tasarımları için hayati önem taşıyor.
GELECEĞE IŞIK TUTAN BULGULAR
Bugün Dünya yörüngesinde yaklaşık 15 bin uydu bulunuyor. Uzmanlara göre daha sağlam ve yeniden kullanılabilir uyduların geliştirilmesi, yörüngedeki kirliliği azaltmanın anahtarı. Araştırmacılar, uyduların maruz kaldığı radyasyon, sıcaklık değişimleri ve mikro parçacık çarpışmalarına karşı bu tür X-ışını analizlerinin zayıf noktaları tespit etmede kritik rol oynayacağını belirtiyor. EURECA üzerinde yapılan bu çalışma, gelecekte fırlatma öncesi ve sonrası X-ışını taramalarının uzay endüstrisinde standart hale gelmesi gerektiğini gösteriyor.