Lexus, sürdürülebilirlik ve lüksü bir araya getiren altı kişilik tam elektrikli SUV modeli TZ’yi tanıttı. Bu yeni model, markanın elektrikli mobiliteye premium bir yaklaşım getirme vizyonunu yansıtıyor. Tasarımında aerodinamik hatlar, güçlü bir ön ızgara ve modern LED aydınlatmalar dikkat çekiyor.
ÜÇ SIRALI İÇ MEKAN
TZ, üç sıralı oturma düzeniyle toplamda altı kişilik kapasite sunuyor. Geniş kabin tasarımı, aileler için uzun yolculuklarda konforu ön plana çıkarırken, ergonomik koltuk düzeni ve yüksek kaliteli malzemelerle lüks bir deneyim sağlıyor. Ayrıca dijital gösterge paneli, geniş dokunmatik multimedya ekranı ve kişiselleştirilebilir ambiyans aydınlatmalarıyla modern bir sürüş atmosferi yaratıyor.
YENİLİKÇİ GÜVENLİK SİSTEMLERİ
Araç, Lexus’un en güncel güvenlik teknolojileriyle donatıldı. Çarpışma önleme sistemleri, adaptif hız sabitleyici, şerit takip asistanı ve gelişmiş sensörler sayesinde sürücülere hem şehir içi hem de uzun yol sürüşlerinde maksimum güvenlik sunuluyor. Bunun yanında, sürücü dikkat izleme sistemi ve 360 derece kamera desteği de güvenlik paketine dahil.
DİNAMİK PERFORMANS VE ELEKTRİKLİ GÜÇ
Tam elektrikli güç ünitesi, yüksek verimlilik ve güçlü sürüş deneyimi sağlıyor. Lexus, TZ’nin performansını çevre dostu bir yaklaşım ile dinamik sürüş keyfiyle birleştirmeyi hedefliyor. Hızlanma kabiliyeti, sessiz sürüş ve optimize edilmiş batarya yönetimiyle TZ, premium elektrikli SUV segmentinde öne çıkıyor. Ayrıca hızlı şarj desteği sayesinde bataryanın kısa sürede dolması mümkün olacak.
AVRUPA LANSMANI 2027’DE
TZ’nin Avrupa pazarı için lansmanı 2027 yılında gerçekleşecek. Lexus, bu modelle elektrikli SUV segmentinde yeni standartlar belirlemeyi ve premium mobilite anlayışını yeniden tanımlamayı amaçlıyor. Avrupa’daki rekabetçi elektrikli SUV pazarında TZ, hem tasarımı hem de teknolojisiyle güçlü bir alternatif olarak konumlanacak.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE ÇEVRESEL SORUMLULUK
TZ, Lexus’un çevresel sorumluluk vizyonunu yansıtan bir model olarak öne çıkıyor. Geri dönüştürülebilir malzemeler, enerji verimliliği ve düşük karbon ayak iziyle sürdürülebilir mobiliteye katkı sağlıyor. Ayrıca üretim sürecinde karbon nötr hedefleri gözetilerek çevreye duyarlı bir yaklaşım benimsendi.