Amerikalı mühendisler, lojistik dünyasında oyunun kurallarını değiştirecek bir başarıya imza attı. Purdue Üniversitesi’nin geliştirdiği sistem sayesinde, otoyol hızında ilerleyen ağır tonajlı elektrikli kamyonlar, yolun altına yerleştirilen bobinler üzerinden kablosuz biçimde şarj edilebiliyor. Deneme sürüşünde elde edilen 190 kilovatlık güç aktarımı, elektrikli taşımacılığın en büyük sorunları olan batarya maliyetleri ve menzil kısıtlamalarını ortadan kaldırmayı hedefliyor.
ŞARJ SÜRESİ VE MENZİL SORUNU AŞILIYOR
Elektrikli araçların en kritik darboğazı olan uzun şarj süreleri ve sınırlı menzil, ABD’de gerçekleştirilen bu devrim niteliğindeki test ile aşılmaya başladı. Cummins ile ortak yürütülen projede, West Lafayette’teki ABD Karayolu 52/231 üzerinde patentli “dinamik kablosuz güç aktarım sistemi” başarıyla test edildi.
100 EVİN ELEKTRİĞİNE DENK GÜÇ
Özel olarak modifiye edilmiş Cummins Sınıf 8 elektrikli yarı römorkör, saatte 105 km hızla yol alırken sistemden anlık olarak 190 kW güç çekti. Bu miktar, yaklaşık 100 hanenin elektrik tüketimine eşdeğer. Araç, yolun altındaki verici bobinlerden aldığı enerjiyi şasisine monte edilen alıcı bobinler aracılığıyla bataryasına aktardı.

LOJİSTİKTE YENİ BİR ÇAĞ
Cummins’in Baş Teknoloji Mühendisi John Kresse, bu teknolojinin yüksek güç kapasitesi ve maliyet avantajıyla ticari taşımacılığın geleceğini kökten değiştireceğini vurguladı. Purdue Üniversitesi’nden Prof. Dionysios Aliprantis ise, “Tonlarca ağırlığa sahip bir araca, akıllı telefon şarj gücünden binlerce kat fazla enerjiyi betonun içinden ve yüksek hızda aktarmak olağanüstü bir mühendislik başarısıdır” dedi.
BATARYALAR KÜÇÜLECEK, ARAÇLAR HAFİFLEYECEK
Sistemin en büyük avantajı, elektrikli tırların devasa batarya ihtiyacını azaltması. Purdue Üniversitesi’nden Dr. John Haddock, bu sayede hem kamyonların hem de binek araçların çok daha küçük bataryalarla üretilebileceğini ve menzil kaygısının ortadan kalkacağını belirtti.
ARAŞTIRMA VE GELECEK PERSPEKTİFİ
Ulusal Bilim Vakfı destekli ASPIRE araştırma merkezinin parçası olan proje, en ağır ticari araçlara göre tasarlandı. Bu da daha hafif binek araçların da aynı teknolojiden otomatik olarak faydalanabileceği anlamına geliyor.