Stanford Üniversitesi’nin geliştirdiği yapay zeka tabanlı sistem, Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ)’nda serbest uçan bir robotu ilk kez başarıyla yönlendirerek rota hesaplama süresini %60’a kadar kısalttı.
YAPAY ZEKA SORUNLARI ÇÖZDÜ
Mikro yerçekimi ortamında hareket etmek, astronotlar için bile zorlu bir süreçken, otonom robotlar için çok daha karmaşık bir problem oluşturuyordu. Yapay zekanın devreye girmesiyle bu sınırlamalar aşılmaya başladı. Araştırmacılar, gelecekteki otonom uzay görevleri için önemli bir adım atarak, robotların daha güvenli ve verimli çalışabileceğini kanıtladı.
NASIL ÇALIŞIYOR?
Stanford ekibi, NASA’nın küp biçimli Astrobee robotu üzerinde testler yaptı. Geliştirilen makine öğrenimi sistemi, UUİ’nin karmaşık ve dar modülleri arasında güvenli rotaları geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha hızlı planladı.
Lider araştırmacı Somrita Banerjee, Dünya’daki robotlarda sorunsuz çalışan algoritmaların, uzay uçuşu için onaylanmış eski ve radyasyona dayanıklı bilgisayarlarda yavaş kaldığını belirtti. Bu engeli aşmak için ekip, karmaşık hareket planlarını küçük adımlara bölen bir optimizasyon yaklaşımı kullandı. Ardından yapay zekayı, önceden hesaplanmış binlerce rota üzerinde eğiterek sisteme “deneyim temelli başlangıç” (warm start) yeteneği kazandırdı.
Banerjee bu yöntemi şöyle açıkladı: “Warm start, yolculuk planlarken haritada düz bir çizgi çizmek yerine, daha önce kullanılan gerçek rotalardan başlamaya benzer. Böylece sistem sıfırdan hesaplama yapmak yerine deneyimden faydalanır.”
Sonuç olarak, yapay zekanın ürettiği rotalar geleneksel planlara göre %50–60 daha hızlı hesaplandı.
UZAY GÖREVLERİ İÇİN YENİ BİR DÖNEM
Banerjee, yapay zekanın UUİ’de bir robotu yönlendirmek için ilk kez kullanıldığını vurgulayarak, bunun gelecekte insan rehberliğinin sınırlı olacağı görevler için kritik olduğunu söyledi.
Araştırma ekibi, bu teknolojinin ileride Ay, Mars ve daha uzak görevlerde robotların denetim, lojistik ve bilimsel sorumlulukları üstlenmesini sağlayacağını belirtiyor. Böylece astronotlar daha öncelikli görevlere odaklanabilecek.
Banerjee’nin sözleriyle: “Robotlar Dünya’dan uzaklaştıkça onları sürekli tele-operasyonla kontrol edemeyeceğiz. Dahili güvenlik mekanizmalarıyla desteklenen özerklik, sadece yardımcı değil; uzay robotlarının geleceği için hayati önem taşıyor.”