Günler kısalıyor denince genellikle mevsimler akla gelir. Ancak 2020’den bu yana Dünya, atom saatlerinin ölçümlerine göre beklenenden daha hızlı dönüyor. Bazı günler 24 saati değil, milisaniyelerle daha kısa bir süreyi kapsıyor. Bu küçük farklar, gezegenimizin derin dinamikleri hakkında değerli ipuçları sunuyor.

TARİHİN EN KISA GÜNLERİ
2020’den bu yana “LOD” (Length of Day) rekorları peş peşe kırıldı. Klasik 86.400 saniyelik gün süresine göre sapmalar milisaniyeler mertebesinde:
| Yıl | Tarih | Gün Uzunluğu Sapması |
|---|---|---|
| 2020 | 19 Temmuz | –1,47 ms |
| 2021 | 9 Temmuz | –1,47 ms |
| 2022 | 30 Haziran | –1,59 ms |
| 2023 | 16 Temmuz | –1,31 ms |
| 2024 | 5 Temmuz | –1,66 ms (rekor) |
Bu milisaniyelik farklılıklar kulağa küçük geliyor, ancak bir göz kırpma süresi bu sapmaların yaklaşık 100 katı uzunluğunda.

AY’IN KONUMU BİLE ETKİLENİYOR
2025’te en kısa gün olabilecek tarihler:
- 9 Temmuz
- 22 Temmuz
- 5 Ağustos
Bu tarihlerde Ay, Dünya’nın ekvator düzleminden en uzak konumda oluyor. Ay’ın yerçekimi, okyanus dalgalarıyla etkileşerek gezegenin dönüşünü mikroskobik düzeyde hızlandırıyor veya yavaşlatıyor.

DÜNYA NEDEN HIZLANIYOR?
Klasik beklenti, kütle kayıpları ve gelgit sürtünmeleri nedeniyle Dünya’nın dönüşünün yavaşlaması yönündeydi. Oysa son yıllarda durum tersine döndü. Uzman Jones’a göre başlıca etkenler:
- Dünya çekirdeğindeki akışkan dinamikler
- Okyanuslarla Ay etkileşimleri
- Atmosferdeki basınç ve rüzgâr değişimleri
Her biri dönme hızında milisaniyelik oynamalara yol açıyor.

4 MİLYAR YIL ÖNCE GÜNLER 6–14 SAATTİ
Gezegenimiz çok gençken, bir gün yalnızca 6 ila 14 saat sürüyordu. Bunun en olası nedeni, erken dönemdeki dev çarpışmaların Dünya’nın açısal momentumunu artırmasıydı.
2025’İN EN KISA GÜNÜ VE SONRASI
Modellemeler, 5 Ağustos 2025’te LOD’nin yaklaşık –1,51 ms’ye inebileceğini gösteriyor. Fakat birtakım bilimsel öngörüler, bu hızlanmanın geçici olduğunu, en yakın yıllarda Dünya’nın dönüş hızının yeniden yavaşlamaya dönebileceğini işaret ediyor.
Bu minik zaman sapmaları, gezegenimizin iç yapısı, çekirdek hareketleri ve iklim-kütle etkileşimleri hakkında benzersiz bilgiler sağlıyor. Aynı zamanda atom saati ölçümlerinin hassasiyetini ve uluslararası zaman standartlarının dinamik doğasını da gözler önüne seriyor.