Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi (LMU) ve Max Planck Dünya Dışı Fizik Enstitüsü’nden bilim insanları, yıldızsız uzayda sürüklenen başıboş gezegenlerin etrafındaki uyduların milyarlarca yıl boyunca yaşanabilir kalabileceğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, bu uyduların yoğun hidrojen atmosferleri ve gelgit ısınması sayesinde yüzeylerinde sıvı su okyanusları korunabiliyor.
BAŞIBOŞ GEZEGENLERİN KÖKENİ
Gezegen sistemlerinin kaotik oluşum süreçlerinde bazı dev gezegenler sistemlerinden dışarı fırlatılıyor. Bu “serbest yüzen gezegenler” (FFP), yıldız yörüngesinden bağımsız şekilde galakside dolaşırken, yanlarında bazı uydularını da taşıyabiliyor. Bu uyduların yörüngeleri değişse de, gezegenlerine bağlı kalmaya devam ediyor.
GELGİT ISINMASI VE OKYANUSLAR
Uydular, gezegenlerine yaklaşırken ve uzaklaşırken güçlü yerçekimi kuvvetleriyle sürekli gerilip sıkışıyor. Bu süreç, iç ısı üretip yüzeydeki okyanusların donmasını engelliyor. Araştırmacılar, bu gelgit ısınmasının yıldız ışığı olmadan bile yaşam için gerekli sıcaklığı sağlayabileceğini belirtiyor.
HİDROJEN ATMOSFERİNİN ROLÜ
Karbon dioksit atmosferleri uzun vadede soğuk uzay ortamında etkisini yitirirken, hidrojen atmosferleri düşük sıcaklıklarda bile kararlı kalabiliyor. Hidrojen molekülleri arasındaki çarpışmalar, ısıyı hapseden “çarpışma kaynaklı soğurma” etkisini yaratıyor. Bu sayede uydular, milyarlarca yıl boyunca sıcaklıklarını koruyabiliyor.
YAŞAMIN KÖKENİNE DAİR İPUÇLARI
Araştırmacılar, bu bulguların Dünya’daki yaşamın başlangıcına da ışık tutabileceğini düşünüyor. Erken Dünya’da asteroid çarpmalarıyla yoğun hidrojen birikimi yaşanmış olabilir. Ayrıca gelgit kuvvetleri, suyun buharlaşıp yoğunlaştığı döngüler yaratarak karmaşık moleküllerin oluşumuna katkı sağlamış olabilir.
GALAKSİDE GİZLİ YAŞANABİLİR DÜNYALAR
Astronomlar, Samanyolu’nda başıboş gezegenlerin son derece yaygın olabileceğini ve sayılarının yıldızlarla yarışabileceğini öne sürüyor. Eğer bu gezegenlerin çoğu uydular barındırıyorsa, yaşam için potansiyel ortamların sayısı tahmin edilenden çok daha fazla olabilir. Bu da, yaşamın yalnızca güneş ışığına bağlı olmadığını gösteriyor