Son yıllarda astronomide ötegezegen keşifleri hızla artarken, bilim insanları “başıboş gezegenler” adı verilen yıldızına bağlı olmayan gökcisimlerine de yoğun ilgi gösteriyor. Ancak bu araştırmalar sırasında ortaya çıkan “Einstein Çölü” adı verilen gizemli boşluk, hâlâ çözülemeyen bir sır olarak duruyor.
BAŞIBOŞ GEZEGENLER NASIL KEŞFEDİLİYOR?
Yıldız etrafında dönen gezegenler genellikle ışık azalması ya da yıldızın hareketindeki küçük salınımlar sayesinde tespit ediliyor. Fakat yıldızına bağlı olmayan gezegenlerde bu yöntem işe yaramıyor. Bunun yerine Einstein’ın genel görelilik teorisinin öngördüğü kütleçekimsel mikromerceklenme kullanılıyor. Bu etki, bir cismin uzay-zamanı bükerek arkasındaki yıldızın ışığını kısa süreliğine büyütmesiyle gözleniyor.
EINSTEIN ÇÖLÜ NEDİR?
Araştırmalarda dikkat çeken en ilginç bulgu, Satürn ile Jüpiter kütleleri arasında olması beklenen başıboş gezegenlerin neredeyse hiç görülmemesi. Küçük kütleli gezegenler daha kolay sistemlerinden kopup başıboş hale gelirken, büyük kütleli gezegenlerin fırlatılması çok daha zor. Bu nedenle gözlemlerde belirgin bir boşluk ortaya çıkıyor. İşte bu eksiklik “Einstein Çölü” olarak adlandırılıyor.
BİLİM DÜNYASININ SORUSU
Neden böyle bir boşluk var? Kesin bir yanıt henüz yok. Ancak teorilere göre, orta ve büyük kütleli gezegenler sistemlerinde kalmaya daha yatkın. Küçük gezegenler ise dinamik süreçlerle kolayca savrulabiliyor. Bu durum, Samanyolu’nda trilyonlarca başıboş gezegen olabileceğini düşündürüyor.