Dünya, her yıl yaz aylarında özellikle temmuz başlarında Güneş’ten en uzak konuma “afelion noktasına” ulaşıyor. Bu yıl da Perşembe günü, Doğu saat dilimine göre 15.55’te Dünya, Güneş’ten yaklaşık 152 milyon kilometreyle en uzak mesafeye ulaştı. Bir diğer deyişle, gezegenimizin Güneş’e olan uzaklığı, yaygın kanının aksine, yazın en sıcak günlerini belirleyen etken değil.
UZAKLAŞMA MEVSİMSEL SICAKLIĞI ETKİLİYOR
Dünya’nın yörüngesi kusursuz bir daire değil, hafif elips şeklinde. Bu elipsin en dar (perihelion) ve en geniş (afelion) noktaları arasındaki fark ise yalnızca yaklaşık 5 milyon kilometre “ortalama 150 milyon” kilometrelik mesafenin yüzde 3,3’ü kadar. Bu uzaklaşma, gezegenimize ulaşan Güneş enerjisinde teorik olarak yüzde 7’lik bir düşüşe yol açsa da, mevsimsel ısınma- soğuma döngüleri üzerinde göz ardı edilebilir bir etki yaratıyor.
Asıl belirleyici faktör Dünya’nın eksen eğikliği. Gezegenimiz kendi ekseni etrafında 23,5 derece eğik döndüğü için yıl boyunca farklı bölgeler, Güneş’ten gelen ışınları değişken eğimlerle alır. Kuzey Yarımküre haziran ayında Güneş’e doğru eğildiğinde günler uzar, Güneş ışınları daha dik gelir ve bu durum, aphelion kadar uzak olsak bile hava sıcaklığını yükseltir. Aralıkta ise eksen tam tersi yöne eğildiği için günler kısalır, ışınlar daha yatay açıda geldiğinden kış soğukları hüküm sürer.
Bugün Güneş’ten biraz daha uzakta olabiliriz, ama yaz mevsimini hissetmemizin nedeni bu mesafe değil. Eksenimizin Güneş’e dönük olması. Kısacası, milyonlarca kilometre farkı yerine, Dünya’nın hafif eğik duruşu mevsimleri belirleyen gerçek gücümüz.