Enerji talebi 2025’te tüm bölgelerde artış gösterdi. IEA’nın Küresel Enerji İnceleme 2026 raporu, fosil yakıtlar ve yenilenebilir kaynaklar dahil olmak üzere tüm enerji sektörlerinde talep artışının yaşandığını ortaya koyuyor. Küresel ekonomik toparlanma, sanayi üretimindeki ivmelenme ve iklim koşullarının enerji tüketimini artırması bu yükselişi tetikledi. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde enerjiye erişim politikalarının genişlemesi, talep artışını daha da hızlandırdı.
ELEKTRİK TALEBİ ASYA’DA ÖNE ÇIKTI
Rapora göre Asya’da elektrik talebi %6 oranında büyüdü. Bu büyüme, hem sanayi üretimindeki artış hem de dijitalleşmenin hızlanmasıyla ilişkilendiriliyor. Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomilerde artan elektrik tüketimi, bölgenin enerji dönüşümünde kritik bir rol oynuyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının payı küresel elektrik üretiminde %35’e ulaşarak temiz enerji dönüşümünde önemli bir eşik aşıldı. Bu oran, güneş ve rüzgâr yatırımlarının hızlanmasıyla birlikte önümüzdeki yıllarda daha da artması beklenen bir trendi işaret ediyor.
CO₂ EMİSYONLARINDA SINIRLI ANCAK KRİTİK ARTIŞ
Enerji kaynaklı karbondioksit emisyonları 2025’te %1,2 oranında yükseldi. Bu artışın büyük kısmı gelişmekte olan ekonomilerden kaynaklandı. Raporda, enerji yoğunluğundaki değişimler, hava koşullarının talep üzerindeki etkileri ve fosil yakıt kullanımındaki dalgalanmalar emisyon artışının nedenleri olarak öne çıkıyor. Özellikle kömür tüketimindeki artış, emisyonların kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK AÇISINDAN UYARI NİTELİĞİNDE
Her ne kadar yenilenebilir enerji payı artmış olsa da, emisyonlardaki yükseliş küresel iklim hedefleri açısından ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Uzmanlar, enerji talebindeki büyümenin sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu hâle getirilmesi için daha güçlü politikaların ve teknolojik yatırımların gerekli olduğunu vurguluyor.
Sonuç olarak, 2025 yılı enerji talebinde küresel bir yükselişin yaşandığı, Asya’nın elektrik talebinde başı çektiği ve yenilenebilir kaynakların payının hızla arttığı bir dönem oldu. Ancak emisyonlardaki artış, enerji dönüşümünün hızlanmasına rağmen iklim hedefleri açısından hâlâ kırılgan bir tablo ortaya koyuyor.